Ana içeriğe atla

08.09.2010







Mecidiyeköy meydanda yürürken albümün afişine rastlamıştım ilk.Sakallı Nev'i tanımakta zorluk çektim.İlk bakışta afişteki şahsın alaturka-arabesk tarzı bir albümle çıkış yapmak isteyen genç birisi olduğunu düşünmüştüm.Her gün geçtiğim yolda biraz daha dikkatli bakınca yazıdaki kelime oyununu farkettim.Resimdeki kişinin özellikle ''Efkarlıyım'' adlı şarkısını çok sevdiğim Nev olduğunu çözdüm bir-iki gün gide gele.


Radyoda yeni albümünden bir Yıldırım Gürses eseri olan ''Mazideki Aşk'' adlı şarkısını dinledikten sonra albümünü almaya karar verdim.Şarkının re-aranjmanı şarkının orjinaline saygılı bir şekilde yapılmış.  Bas gitar, davul gibi enstrümanlar da gayet başarılı.Kemansız bir Yıldırım Gürses şarkısı da olmazdı.Tabi Nev'in yorumuyla da birlikte ortaya güzel bir ürün çıkmış.


Albümdeki ilk şarkı, hemen herkesin tüm şarkılarının en azından nakaratlarını bildiği Teoman Alpay'ın ''Sevmekten Kim Usanır'' parçasının Nev yorumu.Şarkıdaki dertli, meyhane havasını çok iyi yakalamış.


Dinlemeye devam ediyoruz...''Mazideki Aşk'' tan sonra çok hoş bir İstanbul şarkısıyla karşılaşıyoruz.Bizi eski İstanbul'a, Adalar'a, Üsküdar'a, Boğaziçi'ne götürüyor.Yanlız şarkıda kullanılan keman yoğunluğu ve Nev'in yer yer uzayan nağmeli yorumları biraz ayrık geldi bana.Zaten orjinalinde de var olan ufak tango ritimini daha fazla koruyarak yapacağı bir çalışma, eseri biraz daha güçlü kılardı diye düşünüyorum.Yine de kolay dinlemelik diyebilirim.


Bir sonraki parça ''Kapıldım Gidiyorum'' bana İncesaz'ı hatırlattı.


''Kimseye Etmem Şikayet''in bir çok başarılı ve farklı yorumu var.Çok fazla beklenti içine girmeden dinledim ben de.Yine de kontrollü bir şarkı olmuş.Nev'in sesi en fazla burada ön plana çıkıyor.


Ferdi Tayfur ve Bülent Ersoy gibi iki ayrı uç sesden dinlediğim ''Ben Küskünüm Feleğe'' şarkısı albümdeki en beğendiğim Nev yorumu.Şarkı Rast makamında olunca neden favorim olduğunu daha iyi anladım.


Hemen ardından çok ''beyefendi'' bir parça var; ''Sensiz Olamam''. Aşkını çok sevimli bir şekilde sevdiceğine anlatan bir şarkı=) Eğer bir Türk Sanat Müziği albümü yapıyorsanız, içinde ''Şimdi Uzaklardasın'' olmak zorunda.Nev de aynısını yapmış zaten.Zeki Müren'in usta sesinden dinlediğim ''Ey büt-i Nev Eda'' şarkısında Nev, yorum olarak ustaya baya yaklaşmış.Sanırım pek çok defa onun yorumundan dinlemiştir. Albümün en sonunda ''Kimseye Etmem Şikayet'' akustik versiyonuna yer verilmiş.Gitar eşliğinde pek de fena sayılmaz.


Albümün çalışmaları New York'da Tom Coyne önderliğinde Sterling Studios' da yapılmış. Bir Nev-i Alaturka’da Kemani Sarkis Efendi’nin, Kimseye Etmem Şikayet’ine, Kaptanzade Ali Rıza Efendi’nin, Akşam Misafiri ve Denizde Akşam’ına, Yıldırım Gürses’in Mazideki Aşk’ına, Dede Efendi’nin Ey Büt-i Nev Eda' sına kadar kıymetli eserler yer almakta. Genel olarak başarılı bulduğum albümü sizlere de tavsiye ederim.Nev' in bu gibi çalışmalarda daha fazla bulunmasını kişisel olarak istediğimi de belirteyim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kentlerde Merkezler ve Alt Merkezler; Bir Alt Merkez Olarak Fatih Çarşamba

       Kentli olmak, kentin içinde varolabilmek yaşadığı yeri tanımlamaya, kimliklendirmeye ve dönüştürülmesine katkıda bulunmaktır. Kişi yaşadığı yerden dolayımlanarak kendini tarif eder, tanır[1] Bir kent okuması yaparken o kentin içindeki farklı alanları farklı metinlerle okuyabiliriz. Her bir mekan kendi gramerini oluşturur ve bir şekilde kentin herhangi bir alanında tecihen veya mecburen yaşayan birey ve/veya gruplar orayı içselleştirmek ve oranın algısal haritasını kendine göre yorumlamak ister.[Funda Şenol L, 1998] Kentte yaşayan insanların yaşam alanlarının mahiyeti yine kendileri tarafından atfedilmektedir. Bu durum, kentin devamlılık içinde olan çatışma(conflict) simgesini ve insanların tarih boyu ürettiği ne varsa hepsinin içinde yığılmış halde bulunan bir ''kent'' in ne olduğunu simgeler.[Augé, 1995:139] Sosyologlar ''kent fotoğraflarını'' yorumlamak için bireylerin/grupların gözünden mahallȋ çıkarımlar yaparak okumaları kentin içindeki ...

Devletin Propaganda Araçları; Ders Kitapları

     Türkiye 'de ders kitaplarının demokrasi, insan hakları ve ayrımcılık gibi kavramlar üzerinden incelenmesi ve kitapların bu kavramlar dahilinde düzenlenmeye başlaması Türkiye' ye ait değerlerin, kalıpyargıların ve mitlerin de yeniden tartışılmasına yol açmıştır. Evrensel hukuk kuralları dahilinde ele alınan demokrasi, insan hakları ve ayrımcılıkla ilgili tartışmalar birbirleriyle kesişen kümeler gibilerdir ve birbirlerinden bağımsız olarak tek başına tartışılamazlar. Türkiye' nin bu 3 temel kavram konusunda geri kalmışlığı yadsınamaz ve ayrıca bir tartışma konusu olarak ele alınabilir. Ancak cumhuriyet' ten sonraki süreçte devletin ideoljik aygıtları olarak kullanılan ders kitapları Türkiye'de yetişen yeni nesilleri ideolojik olarak şekillendirme üzerine tasarlanmıştır.        Bugüne kadar devlet aygıtları tarafından uygulanan politikların meşrulaştırılması ve sorgulanamaz hale gelmesinde eğtimin payı oldukça fazladır. Cumhuriyet' le birlikte ...

Halkın Dini - Devletin Dini

Popüler kavramının dinsel yaşam içinde ne şekilde yer tuttuğuna bakacak olursak karşımıza popüler kültüre nüfuz eden dinselliği ve onu karşısında duran resmi olgularla şekillenmiş kurumları görüyoruz. Bu resmi kurumların, altında çatıyı kaldırdığımız zaman kurumsallaşmış yapıların yanında halk katmanlarının yorumu vardır. Bu yorumlar geniş kitlelere hitap ettiği için de ''popüler'' tanımını almıştır. Resmi olan karşısında popüler dini içsel dinamizmden yoksun, dinselliği yanlış kavranmış, eksiltilmiş, saflığını bozmuş olarak algılamak onu bir dinsel formasyon olarak kavramayı zorlaştırmıştır. Sözlü, resmi olmayan kitabı olmayan dinsellikle yani popüler dinle resmi, kitabi, seçkin din arasında bir karşıtlık, diyalektik bir ilişki vardır. Bunun sonucunda resmi olan ''büyük'' kültürle popüler olan ''küçük'' arasında her zaman yukarıdan aşağıya doğru bir ilişki olmamıştır. ''Küçük'' kültürün ''büyük'' kültü...